1. Haberler
  2. Ekonomi
  3. Liyakat Yerini Tanıdıkça Güven ve Duygusal Kölelik: Lewiński’nin İş Dünyası Analizi

Liyakat Yerini Tanıdıkça Güven ve Duygusal Kölelik: Lewiński’nin İş Dünyası Analizi

Liyakatin güvenden doğduğu, duygusal köleliğin kırıldığı iş dünyası analizi: Lewiński’nin bakış açısıyla kolay anlaşılır ve akıcı bir özet.

featured
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Wrocław Üniversitesi’nden Kültür Çalışmaları Profesörü Dr. Dominik Lewiński, modern iş dünyasının görünmeyen yüzünü “büyük bir ikiyüzlülük” olarak tanımlıyor. 30’lu ve 40’lı yaşlardaki çalışanlar, sahte duygusallık, kayırmacılık ve işten çıkarılma korkusuyla kurulu kırılgan bir sistemde tükeniyor. Kişisel gelişime yatırım yapan nitelikli çalışanlar günün sonunda anlamdan yoksun ama yüksek ücretli pozisyonlara hapsoluyor; öğretmenlik veya toplumsal faydası yüksek işler düşük ücretlerle mücadele ederken, kurumsal yapılardaki anlamsız pozisyonlar yüksek kazanç sunuyor ve toplumsal ile bireysel bir çelişe yol açıyor.

Liyakat Yerini “Tanıdık’a Bıraktı” Lewiński, iş dünyasında giderek normalleşen nepotizmin temelinde iki ana faktör olduğuna işaret ediyor: Düşük toplumsal güven ve işsizlik korkusu. Küreselleşen pazarda performansın iş garantisi sağlamadığına dikkat çeken analist, liyakatin yerini güvenli liman arayışına bıraktığını vurguluyor. İnsanlar yabancılar yerine tanıdıklarına güvenme eğilimi gösterirken, profesyonelliği geri plana itiyor.

“Duygusal Kölelik: Mutlu Görünmek Zorundasın” Lewiński’ye göre şirketler çalışanlardan yalnızca iş değil, aynı zamanda coşku ve bağlılık talep ediyor; bu durum duygusal kölelik olarak nitelendiriliyor. Ofislerdeki motivasyon panoları veya “Mutluluk Yöneticisi” gibi unvanlar baskı ve sömürü düzeninin makyajı olarak görülüyor. Mevcut düzeni “üçüncül kölelik” olarak tanımlayan Lewiński, günde sekiz saat iradenin bir başkasına devredildiği bu sistemin travmatik bir döngüye dönüştüğünü savunuyor.

Çözüm: Temel Gelir ve 4 Günlük Mesai Lewiński, temel sorunun “korku” olduğunu belirtiyor ve döngüyü kırmak için iki radikal öneri sunuyor:

  • Dört Günlük Çalışma Haftası: iş-yaşam dengesinin yeniden kurulması.
  • Temel Gelir Uygulaması: aç kalma korkusundan kurtularak işçi-işveren ilişkisinin özgür irade üzerinden şekillenmesi.

Bu konular, küresel iş ortamında güven ve motivasyon dengesinin yeniden düşünülmesini öneriyor.

  • Çalışmanın toplumsal değerleriyle; yardım odaklı meslekler ve toplumsal fayda sağlayan alanlar ile yüksek kazançlı ama anlamlı olmayan pozisyonlar arasındaki farkların altı çiziliyor.
  • Güven ve korkunun iş davranışlarını nasıl şekillendirdiği üzerinde duruluyor.
  • İş dünyasında dönüşüm için somut adımlar olarak 4 gün çalışma haftası ve temel gelir tartışılıyor.

Kaynak: Wrocław Üniversitesi Araştırmaları

Yorumlar kapalı.

Bizi Takip Edin